Mektup arkadaşı olsa ne hoş olur
Alıcı:
Mustafa Başaran -
Dağ ve Komando Tugayı Topçu Taburu Karargah Hizmet Bölüğü - Otluca/HAKKARİ
Hakkari Dağ ve Komando Tugayı Topçu Taburu beni bekler. Bir şeyler söylemek isterdim ama tıkandım. Belki daha sonra.
Kafe ortamında yazı yazmak dahi ayrı dert. Başladığım yazıyı çocuk gürültüleri ve başımda hiç eksik olmayan kalabalık yüzünden kaydedip yarım bıraktım. Bir şeyler yazmayı o kadar çok istiyordum ki aslında. 5 haftadır sivil yaşamdan neredeyse kopmuş durumdayım. Haftada bir alınan radikal gazetesi de olmasa (tugayın gazete stoğu ideolojilerle sınırlanmış durumda) hiçbir şeyden haberim olmayacak. Evci iznine çıktığımda uzun bir yazıyla kafamı boşaltmayı düşünüyordum ama filtreli internet kafama geri tıkmıştı tüm cümleleri. Erzincan güzel memleket değilmiş. En azından merkezi için gönül rahatlığıyla kullanabilirim bu cümleyi. Askerlik yapmak için ise daha iyi bir yer olduğunu sanmıyorum. Gitmeden önce o kadar iyi yorum okudum ama bu kadar da iyi olmasını beklemiyordum. Biraz da bölük şansından dolayı rahatım da keyfim de yerinde. Koğuştaki toplam adam sayısı 20 dahi olmayınca ne sıra derdi kalıyor ne de ortam. Arkadaşlar ve komutanlar da oldukça iyi. Gelmeden önce kafa dengi insan bulamam diye düşünüyordum ki gerçekten öyle. Biraz tartışmaya kalkışınca dinsiz ve vatan haini ilan edildim bile. Ama bu fikirleri bir kenara bırakınca arada anlaşmazlık kalmıyor. Asker arkadaşlığının yeri ayrıymış gerçekten. Bu şartlar altında muhtemelen askerliği seve seve yapardım. Ama elbette ki bu güzel günler uzun sürmeyecek. Sinüste komando yazdığından dolayı %90 doğuya düşme ihtimalim varmış. %10’u düşünecek kadar optimist değilim. 2 gündür hastanelerde sürünüp komando olamaz raporunu da alamadığıma göre benim kaderim belli oldu.
(Yazı yarım kalır ve aradan bir hafta geçer)
İnternetin ve çarşının keyfini dahi çıkaramadım. Başladığı gibi bitti sanki. En yoğun haftamızı geride bıraktık. Tümgenerel Metin İyidil paşamız denetime geldi. Hem temizlik ve bakım hem de eğitim anlamında geceye kadar uğraştık ve sonucunda adam yedi kişilik çavuş bölüğümüze uğramadan gitti. 2 haftalık çift çarşı ödülümüzün de bir haftasını işini bilmeyen çavuşlar yüzünden harcadık. Gelecek hafta boyunca yurt sevgisi aşılamaya çalışacaklar bünyeme. Yurdumuzun topraklarında her daim gözü olan dış düşmanlardan bahsedip duruyorlar. Bu saçmalıklardan bahsetmeden 15 ay askerlik yaptırılamazdı zaten. Kısa dönemler dahil bir tane adam akıllı mantıklı düşünen adama rastlamadım maalesef. Bu işkenceye katlanmak yerine haritacılık dersi görmeye razıydım. Koordinatlar verilse hedefi imha edecek kıvama geldim.
Askere gelmeden önce hep orada günlerin nasıl geçtiğini merak ederdim. Sabahın köründe uyanıp koca gün boyunca ne yapılır ne edilir hep merak etmiştim. Her gün birbirinin aynısıymış meğer. Sadece haftasonları 7’de kalkıp tüm gün dinleniyoruz. Boş zamanlarımda tek yaptığım iş kitap okumak. Geldiğimden beri 6 tane bitirmişim. Her çarşıda da 2 tane alıp dolabımda küçük bir kitaplık bölümü yaptım. Doğuda kafamı yemem belki bu sayede. Bu haftaiçi yerler belli olacak. İçime Tunceli doğuyor ama onun yanında Hakkari, Siirt, Şırnak ihtimalleri de var. Hakkımızda hayırlısı diyelim.
Veda yazısı yok. Midem bulanıyor.
Filimadamı‘na teşekkür borçluyum.
Son 3 gün. Hala sakinliğimi koruyabilmem beni bile şaşırtıyor. Bugün sevk kağıdını almaya gittim. Fazla sıra olmadığından hızlıca hallettim işlerimi. Acı haberi de orada aldım. Astsubaya imzalatmadan önce kağıtlara boş boş bakıyordum ki orada ne olacağım da yazıyordu. Koskoca yazıyla; MUVAZZAF ÖZELLİĞİ: (TOP-636) (KOMD.) İRT. ÇVŞ. Donup kaldım öyle. Komd. derken? Komando? O an aklımdan kelimeler üretmeye çalışıyorum. Başka bir anlama gelmesi gerekiyor. Hemen kağıtlarıma bakan kadına sordum, orada komando eğitimi yok dedi. Rahatlamak ne mümkün. Kurt düşürdüler bir kere. İşleri hallettikten sonra anneme de evde kısa bir şok yaşattım. 2 saat sonra yasine sarıldı. İnternetten baktığımda tekrar komando eğitimi olmadığını gördüm. Ama bu bilgilere güvenemem artık. Kağıtta yazıldıysa yaparlar. En azından bir adaylık durumu olur. Tek umudum orada yapılacak muayene. Belimdeki ve gözlerimdeki sorundan yapmazlar diye umut etmekten başka bir şey kalmadı.
Sandığımdan uzun sürdü.
Yarın günümü listeye ayırmaya karar verdim. Popüler filmleri çıkarınca nasıl olacak bilmiyorum ama en azından 1000 film olsun istiyorum. Günlerdir kafamdan ekleyip eklemeyeceklerimin değerlerdirmesini yapıyorum. Sonucunu yarın görücez.
Sık sık sanıldığının aksine, sanatın işlevsel belirlenimi, düşünmeyi teşvik etmek, bir düşünce iletmek ya da bir örnek oluşturmak değildir. Hayır, sanatın amacı daha çok, insanı ölüme hazırlamak, onu iç dünyasının en gizli köşesinden vurmaktır.
Bekle beni -30.

